Telefonda Basladik

Etiketler: »
Hikaye Yazari adminHikayeler tarih May 30th, 2008

Onunla 1999 haziran ayında tanıştım. Ve tanıştığım o ilk anda ona aşık oldum.
Tanışmadan önce çalıştığımız firmalar dolayısıyla sürekli telefonla görüşüyorduk. Bu arada onun evli ve bir kızı olduğunu öğrendim.
Zamanla aramızda çok iyi bir arkadaşlık başlamıştı ve birbirimizi merak ediyorduk.
Haziran ayında firmamız bir davet verdi. Tanışmaya karar verdik. Ne de olsa sadece arkadaşdık. Tanışmamız davet gibi kalabalık bir ortamda olmayacağı için dışarıda buluşmaya karar verdik.
Onu beklerken bir yandan da cep telefonlarımızla konuşuyor. Birbirimizi bulmaya çalışıyorduk. En sonunda karşı karşıya geldik ve ben ona o ilk and aşık oldum.
Gülüşü, konuşmaları, bakışları…

Başbaşa çok güzle bir yemek yedik. Gülüşmeler, konuşmalar… derken ayrılık vakti geldi ve hiç bu kadar üzülmemiştim. Daha yeni tanışmamıza rağmen sanki ben ona yıllardan beri tanıyormuşum, hep yanındaymışımda ayrılmışız gibi hissettim.

Sonra altı ay kadar hiç yüz yüze görüşmedik. Artık telefonda da nadir konuşuyorduk.

Hayal kırıklığına uğradığını düşünmeye başlamıştım ki eşindne ayrıldığını öğrendim. Sonra bir telefon konusşması tüm geleceğimi dğeiştirdi.
O da beni beğenmiş fakat evli olduğu için hiç bir şey söyleyememiş. Zamanla eşi ile arasındaki problemler daha da büyüdüğü için ve birbirlerini daha fazla yıpratmamak için ayrılmaya karar vermişler.

İki seneye yakın görüşmeye devam ettik çok zor günleri birlikte atlattık.
Ama çok güzel günleride birlikte yaşadık. Çünkü biz her şeyden önce arkadaştık. Şu an nişanlıyız ve çok kısa bir zaman sonra evleniyoruz.

Isterim ki her kez benim kadar mutlu olsun, herkez sevdiÄŸinin elini istediÄŸi zaman tutabilsin ve onu her an yanında bulabilsin…
Onunla telefon sayesinde delice bir aşk yaşamıştık. Telefon aşkımı çok seviyorum.

iki simge

Hikaye Yazari adminHikayeler tarih Kas 25th, 2008

YaÅŸlı kızılderili reisi kulübesinin önünde torunuyla oturmuÅŸ,az ötede birbirleriyle boÄŸuÅŸup duran iki kurt köpeÄŸini iziliyorlardı.Biri köpeklerden siyah biri ise tam tersi zıt beyazdı ve oniki yaşındaki çoçuk kendini bildi bileli o köpekler sürekli dedeisnin kulübesinin önüde boÄŸuÅŸup duruyordu.Dedesinin sürekli göz önünde tutugu,yanından ayırmadığı iki kurt köpeÄŸi idi bunlar.Çocuk kulübeyi korumak için bir köpeÄŸin yeterli olabilecegini düşünüyor,dedesinin iki köpeÄŸe niçin ihtiyacı olduÄŸunu ve renlerinin neden illada siyah ve beyaz iki zıtlıkta oldugunu merak ediyordu.Artık bunu anlama zamanı gelmiÅŸti ve merakla sordu dedesine .YaÅŸlı reis,bilgece gülümsemeyle torunun sırtını sıvazlayarak …
“onlar benim için iki simge evlat” dedi
“Neyin simgesi” diye ,sordu çocuk yine merakla…
“İyilik ve kötülüğün simgesi.Aynen ÅŸu gördüğün köpekler gibi,iyilik ve kötülük içimizde devamlı mücadele eder dururlar.Ben bunları seyrettikçe hep bunu düşünürüm.Onun için yanımda tutarım onları “dedi yaÅŸlı reis
Çocuk sözün burasında”mücadele varsa kazananı mutlaka olmalı diye düşündü” ve her çocuga has ,bitmeyen bu sorulara bir yenisini daha ekledi;
“Dede:!!!”
Peki sence hangisi kazanır bu mücadeleyi iyilik mi?? kötülük mü??”
“Hangisi mi?? Evlat. Ben hangisini iyi beslersem.”

Mutluluk Hikayesi

Hikaye Yazari adminHikayeler tarih Eki 23rd, 2008

Mutluluk İçimizde

İnsanoğlu mutluluğu hep hor kullanıyormuş
Hepsi ÅŸikayetçi hep bıkkınmış……

Birgün melekler mutluluÄŸu saklamaya karar vermiÅŸler…
Saklayalım, zor bulsunlar…

Zor buldukları için belki kıymetini bilirler diyerek başlamışlar
tartışmaya…Sorun büyükmüş…MutluluÄŸu saklamak kolay deÄŸilmiÅŸ çünkü…

Kimisi:
” Everest”in tepesine saklayalım”” demiÅŸ, kimisi:
” Atlas Okyanusu”nun dibine”” demiÅŸ.
Tac Mahal”in kubbesi, Mekke sokakları, ıtalyan sofrası…
Bir hastanenin yenidoğan odası, dondurma külahı,şarapşişesi..
Sigara paketi, lale bahçesi…

Pek çok yer düşünmüşler ama hiçbiri yeterince zor gelmemiÅŸ…
Derken meleklerden biri:
” içlerinde saklayalım”” demiÅŸ… insanoÄŸlunun içine saklayalım…
” Kimsenin aklına gelmez içine bakmak!!!””

İşte o gün bugündür mutluluk insanın kendi içinde saklıymış…

Hiçbir mutluluk kolay gelmiyor.Kolay kolay gülmüyor insanın yüzü…
Emekte ve insanın içinde saklı mutluluk…

Ne başkasının ekmeğinde, ne başkasının evinde, ne de başka bir
ÅŸeyde… içimizde saklanmıştır mutluluk

Sevgi ve saygılar

Cok Uzgunum

Hikaye Yazari adminHikayeler tarih Eki 23rd, 2008

Sevgili AnneciÄŸim ve TeyzeciÄŸim,
İçinde bulunduğum durumu size anlatmak için bu mektubu
yazıyorum…

Yıllardır çalışıp kimseye yük olmamak ve muhtaç olmamak
için uÄŸraşıyorum…Evlenip evden ayrıldığımdan bugüne kadar
geçen 16 yıl boyunca benden desteğinizi ve sevginizi hiç
eksik etmediniz, her konuda yardımcı oldunuz…

Hakkınızı hiçbir ÅŸekilde ödeyemem…

EskiÅŸehir’deki evin satılması iÅŸlemlerinden 1 yıl kadar önce
işlerimiz iyice kötüye gitmeye başlamıştı, büyük firmaların
çoğalması küçük ve kısıtlı sermayesi olan benim gibi esnafları
çok zorluyordu…EskiÅŸehir benim için bir anlamda iÅŸleri düzeltip
sizin için de bizim için de daha iyi bir hayat sağlayabilme
umudu olmuÅŸtu…

Hem siz bize yakın olursunuz hem de İstanbul daki evi kiraya verip
gelir elde ederiz ve sizin de bizim de daha iyi yaşayacağımız bir
düzen kurarız diye düşünmüştüm…Fakat olmadı…Kiracı evden çıktı
siz İstanbul a döndünüz…İşler daha da kötü bir vaziyet aldı…

Aslında size ayrı bir ev tutup istediğiniz alışkın olduğunuz bir
ortam yaratabilseydim sizi bu kadar sıkıntıya sokmadan, birçok üzücü
durum yaşanmadan rahat ettirebilirdim belki ama elim kolum bağlıydı
ve iflasın eÅŸiÄŸindeydim…size hayatımın ne kadar tehlikeli bir
durumda olduÄŸunu söyleyemedim bir türlü…

Siz istanbula döndükten sonra çaresizlik içinde para kazanabilmek
için bazı kopya cd ler ve dvd ler satarak taksitleri kiraları ve
evin masraflarını karşılamaya çalıştım…Fakat bir süre idare
edebildim sonrasında da mahkemelik oldum iş iyice çıkmaza girdi.

Ev kirası, dükkan kirası, vergi, bağ-kur, muhasebeci, telefon,
elektrik, yakacak, yiyecek, temizlik, serenin okulu ve ihtiyaçlarına
son birkaç yıl öncesine kadar zar zor da olsa yetişebiliyordum ama
son dönemde işlerin iyice kötüye gitmesiyle hayatımızı devam ettirmek
çocuğa birşey belli etmemek ve işlerin düzeleceği umuduyla kredi
kartlarını kullanarak yaÅŸamaya baÅŸladık…Bir de üzerine Füsun’un
emekli maaşına eski banka borcu nedeniyle haciz koyulunca durum çok
daha sıkıntılı olmaya baÅŸladı…vergileri ve baÄŸ-kur primlerini geç
yatırmaya baÅŸladık bir süre sonra hiç yatıramaz hale geldik…

Sürekli çalışıyorum ama dükkandan kazanılan parayla varolan yükün
altından kalkamıyorum faizler ve kredi taksitleri ile kredi kartı
ödemeleri kiralar ve diğer masraflar elimdeki avucumdaki tüm parayı
tüketiyordu…Garanti Bankasının kredi imkanını kullanarak tüm borçları
kapatıp tek yere kredi taksidi ödeyelim artan para ile de dükkana daha
çok mal koyup işleri artıralım diye düşünerek evi teminat gösterip
kredi aldık biliyorsunuz…

Biraz işleri yoluna koymaya başlamıştık ama herhalde kısmetimiz tümden
kapalı olduğu için tüm dünyada ekonomik durgunluk ve piyasalarda nakit
sıkıntısı baÅŸgösterdi satışlar inanılmaz derecede düştü…Dükkanı bazı
günler siftahsız kapatmaya başladık, kredi kartlarıyla yaşamaya devam
etmeye çalıştık fakat faizler taksitler eklendikçe ödemekle bitmeyecek
hale gelen borçlar için iki banka ile avukatlık duruma geldik…Vergi
Dairesinden sürekli ihtar gelmeye baÅŸladı…BaÄŸ-Kur primleri birikti
Bu geçtiğimiz kış hayatımda hiçbir dönemde olmadığı kadar tükendim ve
bittim…evin kirasını 3 ay ödeyemediÄŸimiz için mal sahibi evden çıkın
diyerek kontratı yenilemedi…Ev aramaya baÅŸladık ÅŸu anda taşındığımız
evi bulduk Füsun’un kardeÅŸinden borç alarak peÅŸin kirayı verdik ve sizin
de gönderdiÄŸiniz parayla yeni eve taşınabildik…HerÅŸeyden önce evi
teminat gösterdiğimiz Garantinin kredisini ödemeye çalıştığımız için
diÄŸer ödemeleri aksattık…

Artık hiçbir ödemeyi yapamayacak hale geldim…Dükkandaki malları satıp
yerine yenisini koyamadığımız için yavaş yavaş satacak birşey de kalmadı
bu yüzden de iÅŸler daha da kötüleÅŸti…Teknik servis ve tamirat iÅŸerinden
de çok zaman harcadığım halde fazla para kalmıyor…Stres uykusuzluk ve
endişe ile yorgunluk bir de eve birşey olacak sizi sıkıntıya sokacağım
mahçup olacağım korkusu ile ben de tükendim kollarım parmaklarım uyuşmaya
boğazım nefesim tıkanmaya başladı, aşırı derecede unutkanlık ve bitkinlik
yaÅŸamaya baÅŸladım…

Bir süredir kendimle mücadele ediyorum, çıkış yolu bulmaya çalışıyorum
Allah a beni kimseye muhtaç etme Annemlere mahçup etme diye dua ediyorum
ama artık dualarım da kabul olmuyor daha da dibe gömülüyorum…

Canım Anneciğim ve teyzeciğim ben iflas ettim, tükendim ama keşke hayatta
tek başıma olsaydım da zararım sadece kendime dokunsaydı, sizlere sıkıntı
üzüntü yaÅŸatmasaydım…

Dünyada en son istek olarak bile istemeyeceğim birşeyi yaparak size bu
mektubu yazıyorum, çünkü başka çarem kalmadı, elimden birşey gelmiyor,
iÅŸleri ve hayatı düzeltemiyorum…Hayatta kalmak için seren i büyütmeye
devam edebilmek için yardımınıza ihtiyacım var…

Sizden sonsuz kere özür diliyorum…

Sevgiyle ellerinizden öpüyorum…

Hikayelerden Mirc indir yukle sohbet chat

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Hikaye Yazari adminHikayeler tarih May 25th, 2010

Hikayelerden mirc anlamında kullanılarak paylaşılan aynı zamanda, türkçe mirc statüsünde bulunan mirc yüklemek icinde aynı statüste paylaşılarak kullanılan turk mirc statusune soktugumuz Hikayelerden sayfasına hoşgeldiniz. mirc’imizi mirc indir tuşuna tıklıyarak bilgisiyarınıza kurabilir anlık olarak. sohbetin keyfine katılabilirsiniz. hoş ve keyifli Turkiye Mirc Sohbet Muhabbet chat iyi çetler diler Seviyo Mirci Asagidaki Resme Tikliyarak yukluyebilirsiniz.

Turk-mirc-mircyukle-mircindir-mrc-mirch

Turk-mirc-mircyukle-mircindir-mrc-mirch

Nicknizi Yazip:

Hikayelerden ten Son Sohbetler

[17:33] <LooK> aS BoRaN
[17:34] *** Ayrılma: kezibann (YerelSohbe@722D82A5.Sevdadan.net) ( www.Seviyo.net )
[17:34] *** Ayrılma: BoRaN (MircLove@539D6072.Sevdadan.net) ( www.Seviyo.net )
[17:34] <NaZaR> D3rtLi sen bana kurban ol emi kiskanma :D
[17:34] <CaSpEr> a.s BoRaN
[17:34] *** Giriş: anıll (YerelSohbe@722D82A5.Sevdadan.net)
[17:34] <CaSpEr> H.q
[17:34] *** Ayrılma: CLGNM22 (YerelSohbe@6BCCD408.Sevdadan.net) ( www.Seviyo.net )
[17:34] <netcat> !op CaSpEr
[17:34] <D3rtLi> yuh siteye koymuş konuşmaları :D
[17:34] *** Bebek modu deÄŸiÅŸtirdi: +o CaSpEr
[17:34] <forumcak> CaSpEr su anda kanal operatoru konumuna gecti.
[17:34] <NaZaR> netcat sonuc kotu cikcak bah ikimiz kalariz dayak yersin :D
[17:34] <netcat> D3rtLi sende poz ver
[17:34] <netcat> ünlü olursun düdük
[17:34] <netcat> :)
[17:34] <D3rtLi> NaZaR peh sende bana qurbn  ol :D
[17:34] <NaZaR> D3rtLi gunaydin :DD
[17:34] <D3rtLi> netcat sağol kalsın site coker hayranlarımdan
[17:34] <D3rtLi> :)
[17:34] *** GiriÅŸ: ozanulas (gazetede@A0C7F445.Sevdadan.net)
[17:35] <D3rtLi> hitin artar benikoyarsan :)
[17:35] <netcat> çekiyorum
[17:35] *** Ayrılma: HeReGeLe (YerelSohbe@4EE11E.Sevdadan.net) ( www.Seviyo.net )
[17:35] <NaZaR> D3rtLi poz cekkk :DDDDDDDDDDDDDDDD
[17:35] <netcat> çekiyorum çektim
[17:35] *** GiriÅŸ: Seviyo222 (MircLove@83E7543C.Sevdadan.net)

Kopek Yavrusu

Etiketler: »
Hikaye Yazari adminHikayeler tarih Eki 23rd, 2008

Köpek Yavrusu

Bir dükkan sahibi dükkanının vitrinine üzerinde “satılık köpek yavruları” yazan bir tabela asarken, yanında küçük bir erkek çocuÄŸu belirdi.

“köpek yavrularını kaça satıyorsunuz?” diye sordu.

adam çocuğa yavruların en az 50 dolar ettiğini söyledi.

çocuk elini cebine attı, biraz bozuk para çıkardı, dükkan sahibine bakıp

“iki dolar otuzbeÅŸ sentim var. onlara bakabilir miyim?” dedi.

dükkan sahibi çocuğa gülümsedi ve bir islik çaldı. lady adli bir köpek dükkanın içindeki kulübesinden çıkıp onlara doğru koşmaya başladı. arkasında beş tane küçük yün yumağı vardı.yavrulardan biri, diğerlerinin gerisinden topallayarak geliyordu. bu küçük çocuğun . hemen dikkatini çekti.

“bu yavrunun nesi var?”

dükkan sahibi “veterinerin dediÄŸine göre, kalçasında bir kemik eksikmiÅŸ” diye yanıt verdi. “hep böyle topallayacakmış.”

küçük çocuk hemen, “onu almak istiyorum” dedi.

dükkan sahibi “sahi mi?.. o yavruyu gerçekten istiyorsan sana bedava verebilirim” dedi.

çocuk dükkan sahibine yaklaÅŸtı ve öfkeyle “onu bana bedava vermenizi istemiyorum. bu yavru da diÄŸer yavrular kadar deÄŸerli. fiyatı neyse size ödeyeceÄŸim. simdi size iki dolar otuz beÅŸ sent vereceÄŸim, kalan parayı da ayda elli sent, elli sent ödeyeceÄŸim!” dedi

dükkan sahibi “o sakat yavruyu ne yapacaksın? o hiçbir zaman diÄŸer köpekler gibi koÅŸup, oynayamayacak” dedi.

küçük çocuk pantolonunun paçasını yukarı kaldırdı ve iki çelik bağla desteklenmiş eğri sol bacağını gösterdi.

“ben de pek koÅŸamıyorum” dedi. “bu yavrunun da kendini anlayacak birine ihtiyacı var.”

yavru köpek sevgisi

son dört aydır bacağına çelik bağ takan küçük çocuk, evinin ön kapısından içeri, kucağında yeni aldığı köpek yavrusuyla girdi. köpeğin kalçasında bir kemik eksikti ve yavru yere bırakıldığında ciddi biçimde topallıyordu.

çocuk kendi durumundan ümitsizdi. ama yanında yeni arkadaşıyla umutları canlanmış ve yepyeni bir coşkuyla dolmuştu.

ertesi gün çocuk ve annesi küçük köpeğe nasıl yardim edebileceklerini öğrenmek için bir veterinere gittiler. veteriner, çocuğa eğer her sabah yavru köpeğin bacağına masaj yapar, sonra da onu en az iki kilometre yürütürse, o zaman kalçasındaki kasların güçleneceğini, yavrunun artık acı çekmeyeceğini ve daha az topallayacağını anlattı.

yavru köpeğin yürürken rahatsızlığını inleyerek ve havlayarak belli etmesine ve çocuğun da kendi bacak bağından acı ve zorluk çekmesine karşın, programı iki ay sabırla sürdürdüler.

üçüncü ay, artık her sabah okuldan önce beş kilometre yürüyorlardı ve artık ikisi de yürürken acı duymuyordu.

bir cumartesi sabahı çalışmadan dönerken . çalıların arasından önlerine bir kedi çıktı ve köpeği korkuttu. tasmasından kurtulan köpek hızla caddeye seğirtti. hızla gelen bir kamyon köpeğe yaklaşırken çocuk da caddeye fırladı, köpeğini yakalamak istedi ama yolun kenarına yuvarlandı. geç kalmıştı. kamyon köpeğe çarpmıştı köpeğin ağzından kan geliyordu çocuk köpeğine sarılmış ağlarken kendi bacağındaki bağın çıkmış olduğunu gördü. kendisi için üzülecek zamanı yoktu. hemen ayağa kalktı, köpeğini kucağına
aldı ve eve doğru yola koyuldu. köpek küçük küçük havlayarak çocuğa umut veriyor ve onun heyecan içinde elinden geldiğince hızlı koşmasına neden oluyordu.

annesi onu ve acı çeken köpeğini hemen hayvan hastanesine götürdü. anne oğul merak içinde köpeğin ameliyatı atlatıp atlatmadığını öğrenmek için beklerken çocuk hem de çelik bağları gevşemişken simdi nasıl olup da hızlı hızlı yürüyebildiğini ve koşabildiğini sordu.

annesi söyle dedi: “sende osteomiyelit vardı. bu bir kemik hastalığıdır. bu hastalık bacağını zayıflattı ve sakat bıraktı, bu nedenle de topallıyor ve acı çekiyordun. bacağındaki çelik baÄŸ destek içindi. eÄŸer acıya ve saatlerce sürecek tedavilere dayanmaya razı olsaydın, bu geçecekti. ilaçlara iyi cevap verdin, ama fizik tedaviye her zaman karşı koydun. baban ve ben ne yapacağımızı bilemiyorduk. doktorlar bize bacağını yitirmek üzere olduÄŸunu söylediler. sonra eve köpek yavrusunu getirdin. sanki onun gereksinmelerini anlıyor gibiydin sen ona yardim ederken aslında büyümek ve güçlenmek için kendine yardim ediyordun.”

tam bu sırada ameliyathanenin kapısı ağır ağır açıldı. veteriner yüzünde bir gülümsemeyle dışarı çıktı. “köpeÄŸiniz iyileÅŸecek” dedi.

çocuk insanin verirken, aslında aldığını öğrendi.

vermek almaktan daha kutsaldı.

Sonraki »

Hikaye Sohbet Chat

Sesli Chat Sohbet Muhabbet SesliSohbet SeslİChat

Yazili Chat Sohbet Muhabbet Turkchat


Hikayelerden MircYukle Mircindir Mirc mRc

Son Yorumlar

Hikayelerden Reklam

Yorumlariniz

Haber Haberler


Nicknizi Yazip:

mirc mircturkce turkcemirc mircsite mircarama indirmirc chatmirc mirchat


hikayeler Hikaye hikaye