Bir Masal Gibi

Hikayaeyi Yazan admin Hikayeler Oca 2nd, 2009

Dondurucu soÄŸukta bir an önce evime varabilmek için hızla yürürken, ayağımın ucunda bir cüzdan gördüm.. Hemen aldım. Sahibini gösteren bir kimlik vardır diye acele acele açtım.. İçinde üç dolar ve sararıp kat yerleri yıpranmış eski bir zarftan baÅŸka birÅŸey yoktu…
Sol üst köşede yalnızca gönderenin adresi, alıcı adresi yerinde bir posta kutusu numarası vardı. Bir ipucu bulabilmek belki biraz da merakımı giderebilmek için zarfı açtım ve içindeki mektubu okumaya başladım.
Mektup, sol yanı çiçek resmiyle süslenmiÅŸ bir kağıda,özenli bir el yazısıyla yazılmıştı ve “Sevgili Michael” diye baÅŸlıyordu.. Ve “Annesi yasakladığı için onu bir daha göremeyeceÄŸini” anlatarak
devam ediyor.. “Ama sakın unutma, seni daima seveceÄŸim” diye bitiyor.. İmza.. Hannah!..
Elimde yalnızca, mektubu yazan kişiyle, mektubun yazıldığı kişinin birinci adları vardı. Eve gider gitmez hemen telefon idaresini aradım.Görevli kisi, kendisine bildirdiğim adreste yaşayanların telefon numarasını vermesinin yasalara aykırı olduğunu söyledi.Fakat
ısrarım karşısında:
“Belki, size yardımcı olabilirim” dedi.
“Bu adreste bulunan numaraya telefon ederim ve onlar Kabul ederlerse, sizi görüştürebilirim lütfen bekleyin..” dedi. İki üç dakika sonra görevlinin sesi geldi..
“BaÄŸlıyorum efendim.”
Telefonda, karşıdaki hanıma “Hannah diye birini tanıyıp, tanımadığını” sordum.
“Bu evi, 30 yıl evvel, Hannah diye kızları olan bir aileden
aldık” dedi. “Peki yeni adreslerini biliyor musunuz?..”
“Hannah annesini bir huzurevine yatıracaktı. Oradan takip ederseniz, belki adres bulursunuz..” deyip bana huzurevinin adını verdi.. Hemen aradım.. YaÅŸlı anne yıllar önce ölmüş.. Ama kızına ait eski bir telefon numarası var. Belki ordan bilirlermiÅŸ.. “Bunların hepsi aptalca aslında” dedim kendi kendime.. İçinde sadece 3 dolar ve 60 yıl önce yazılmış bir mektup bulunan cüzdanın sahibini aramak
için bunca zahmete ne gerek var ki.. Aradım numarayı..
Bir kadın “Åžimdi Hannah’nın kendisi bir huzurevinde” dedi ve numarayı verdi. Hemen orayı çevirdim.. Ses;
“Evet, Hannah burda yaşıyor” dedi.. Saat ona geliyordu ama hemen yola çıktım, Hannah’yı görmek için..
Devasa bir binanın üçüncü katında şirin bir oda.. Gümüş
saçlı, sıcak tebessümlü bir yaşlı kadın.. Gözlerinin içi ışıl
ışıl ama.. Anlattım olanları.. Cüzdanı ve mektubu gösterip..
Derin bir iç çekti mektuba bakarken ve “Genç adam” dedi,
“Bu mektup, Michael ile son kontağımdı.. Onu öyle
seviyorum ki.. Sean Connery gibi yakışıklıydı.. Hani ÅŸu meÅŸhur aktör.. Ama ben 16 yaşındaydım.. Çok küçüğüm diye annem kesinlikle izin vermedi..” Derin bir nefes daha..
“Michael Goldstein harika bir insandı. EÄŸer bulabilirseniz ona söyleyin lütfen.. Onu hep düşündüm.. Hep..”
Bir ufak sessizlik.. Bir derin nefes daha..
“Ve onu hep sevdim..”
İki damla yaş damladı elindeki mektuba, ıslanan gözlerden..
“Ve hiç evlenmedim.. Michael gibi birisini bulamadım ki..”
Hannah’ya teÅŸekkür edip odadan çıktım.
Binadan çıkarken danışmada beni karşılayan kız
“Hannah Hanım yardımcı olabildi mi size” dedi..
“Hiç deÄŸilse bunun sahibinin soyadını öğrendim” dedim..
Cüzdanı elimde sallayarak.. O sırada yanımda dikilip duran
hademe bağırdı..
“Hey baksana.. Bu Bay Michael’ın cüzdanı.. Üzerindeki bu kırmızı ÅŸeritten onu nerde görsem tanırım.. Cüzdanını hep kaybederdi zaten..
Üç kere ben buldum, koridorlarda..
“Michael sekizinci katta yaşıyordu.. Ok gibi fırladım tekrar asansöre. Michael yatmamıştı. Okuma odasında kitap okuyordu. HemÅŸire beni ve elimdeki cüzdanı gösterdi. Michael elini arka cebine attı, hızla..
Sonra sevinçle
“Evet bu benim cüzdanım” dedi. “Öğleden sonraki yürüyüş sırasında kaybetmiÅŸ olmalıyım. Size teÅŸekkür borçluyum.”
“HiçbirÅŸey borçlu deÄŸilsiniz” dedim.
“Ama özür dilerim.İpucu bulmak için açtım ve içindeki mektubu okudum.”
“Mektubu mu okudun?”
“Sadece okumakla kalmadım.Hannah’yı da buldum..”
“Buldun mu? Nerde? İyi mi? Hala eskisi gibi güzel mi. Söyle, lütfen söyle..”
“Çok iyi.. Hem de harika” dedim,
yavaşça.. “Bana onun telefon numarasını ver. Yarın onu hemen arayacağım.” Elime sımsıkı sarıldı..
“O benim tek aÅŸkımdı.. Onu öyle sevdim ki, asla evlenmedim.. Çünkü bu mektup geldiÄŸinde hayatım, anlamsal olarak bitmiÅŸti.”
“Bay Goldstein” dedim.. “Gelin benimle..”
Asansörle üçüncü kata indik.. Odanın kapısı açıktı.
Hannah sırtı kapıya dönük televizyon izliyordu..
Hemşire ona yaklaştı, omzuna dokundu..
“Hannah”dedi.. “Bu bay’ı tanıyor musun?”
Gözlüklerini ayarladı bir an baktı, tek kelime etmeden..
“Michael” dedi,
Michael, kapıda, kısık sesle..
“Hannah.. Ben Michael.. Beni tanıdın mı?..”
“Michael” diye yutkundu Hannah. “İnanmıyorum..Bu sensin. Benim Michael’ım.”
Michael Hannah’ya doÄŸru yürüdü yavaşça. Sarıldılar.
Hemşire yanıma geldiğinde onun da gözleri yaşlıydı..
“Gördün mü, bak?” dedim
“YaÅŸamda, yaÅŸanması gereken herÅŸey, er ya da geç, birgün kesinlikle yaÅŸanacaktır.”

Üç hafta sonra beni huzurevinden aradılar.Pazar günü bir nikah vardı.. Gelebilir miydim?
Harika bir nikah töreni idi. Hannah ve Michael beni nikah şahidi yaptılar üstelik. Hannah açık bej elbisesi içinde çok güzeldi.. Michael de lacivert takımı içinde hala çok yakışıklı..
Bir nikah tanığı olarak söylüyorum bu gözlemlerimi.
Aşklarını onsekiz yaşın heyecanı ve duygusuyla yaşayan 76 yaşındaki gelin ile 79 yaşındaki damadın nikahında keşke siz de bulunsaydınız. Altmış yıl önce bittiği sanılan bir aşk öyküsünün, altmış yıl sonra, kaldığı yerden nasıl filizlendiğine siz de tanık olacaktınız.

Yorum Yapın

Önemli not : Yorumunuz denetim için bekliyor.. Yazıya uygun olmayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Random Posts

Hikayelerden.Com sitesi Arama Motorlarinda Hikaye Hikayeler Hikayeleri Hikayesi ve Bir Masal Gibi iceriginde onculuk yapmaktadir.

Nicknizi Yazip:

mirc mircturkce turkcemirc mircsite mircarama indirmirc chatmirc mirchat

hikayeler Hikaye hikaye hikayelerden Google Sitemap
site ekle